Bir güzel kitap..
Mustafa Ulusoy'la ilk olarak Aynalar Koridorunda Aşk kitabıyla tanışmıştım ve üslubunu çok sevmiştim. Ölüm'e böyle birinin gözünden bakma fırsatı yakaladım Giderken Bana Bir Şeyler Söyle'yle.
Ölenin ardından aslında kendimiz için üzüldüğümüzü bir kere daha anlamış oldum. Ve babaannemin vefatıyla ilk defa çokça hissettiğim ölümün hemen yanı başımızda olduğunu bir kere daha hatırlamış oldum. Babaannemin vefatı, çok oturmuştu yüreğime. İlk defa bu kadar yakınımı kaybediyordum. Çocukluğumdan bu yana dizinin dibinde olduğum babaannemin yokluğu düşüncesine alışamamıştım/hala alışamadığım durumlar var; ilk O'nsuz Ramazanımızı, ve bayramlarımızı geçirdik mesela. Oysa O hastaydı, ve az çok ölüme yakınlığını hissediyorduk; hani sadece hastalara ölümü yakıştırırız ya. O'nun ölümü beni bu hale sokarken, 'hiç beklemediğimiz' ölümler var ya hani, onlarda ne yapacağım ki diyorum. Cevabım; 'Hiç bir şey!' oluyor. Sadece ölümün yakınlığını ölüm gelmeden hissetmeye devam edeceğim, 'Ölmeden evvel ölünüz.' hadis-i şerifini sık sık anmam gerektiğini hatırlayacağım, bu kadar!
Birkaç alıntı;
* İnsanlar gözleriyle görmediklerine niye kaybettik derler ki?
* İnsanlar ister dolma kalem, ister tükenmez kalem, ister bilgisayar kullanıyor olsunlar, en çok ayrılıkları yazıyorlardı.
* İnsanlar en gereksiz şeyleri konuşmaya çok hevesli olmalarına rağmen, sıra ölüme gelince büyük bir suskunluğa bürünüyorlar.
* En uygun ölüm zamanı, insanın öldüğü zamandır.
Keyifli okumalar demeyi isterdim, fakat bu kitap için 'idrak ede ede' okumalar diyeceğim..






