Baş Kitabımız

Baş Kitabımız

Dostlarımız

Dostlarımız

Kütüphanemiz

Kütüphanemiz

Kitaplarımız

Kitaplarımız
ihsan oktay anar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ihsan oktay anar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Puslu Kıtalar Atlası

Perşembe, Temmuz 14, 2011

İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası adlı kitabını okudum. Yazarın üslubunu çok sevdim, o karmakarışık karakterler bana Elif Şafak'ı anımsattı, bir daha sevdim. :) Kitap buram buram tarih kokuyor ve o güzel mekanlara farkında olmadan dalıyorsunuz.. İhsan Oktay Anar, tarihi, kurguyla harmanlamış. Özellikle osmanlı dönemi yaşantısına dair merakınız varsa mutlaka okuyun derim. Farklı, yani bizim duymaya alışkın olmadığımız terimler var kitapta, ben araştırıp öğrendim, iyi oldu :) Yazarın okumadığım diğer kitapları da mutlaka kütüphanemde en yakın zamanda yerlerini alacaklar ;) Ve sizler için sevdiğim birkaç alıntıyı aktarmadan geçmeyeceğim elbette;

* "Şehrin uykuda olduğu o anda bile, düşlerin görülüp kâbusların gerçekleştiği, şehzadelerin boğdurulup rüşvetlerin hesaplandığı, gizli ittifakların imzalanıp şerbetlere binbir çeşit zehirin katıldığı o anda bile, sarayda kutsal emanetlerin bulunduğu o odada yanık sesli bir hafız, kendisinden öncekilerin yüz altmış yıldır aralıksız kıraat ettiği Kuran'ı, vecd içinde gözlerini kapayarak kimbilir kaçıncı defa okuyordu..."


* "Macera ise büyük bir ibadettir; çünkü O'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim..."

* "Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı..." 

* -"Çünkü bilgi tehlike ile ölçülür." -"Ne demek bu?" -"Bilgi doğru olmak zorundadır ve bilgin, hata yapmaktan ölümden korkar gibi korkar. Sizin bilginleriniz hata yapmaktan korkarlar mı?" -"Doğrusu bundan pek emin değilim. Ama önce ne demek istediğini iyice anlat bana." -"Şunu kastediyorum: Müneccimleriniz ya da medrese hocalarınız bir hata yaptıklarında sözgelimi cezaya çarptırılıyorlar mı? Hata yapmaktan korkmuyorlarsa belki de hatanın cezasından korkuyorlardır." -"Hayır onlara ceza çarptırılmaz. Çünkü onlara bilgin diye saygı duyarız." -"Öyleyse onların doğru düşünmeleri için yeterince şart yok demektir. Çünkü onlar doğru düşünseler de düşünmeseler de nasıl olsa saygı göreceklerini, tehlikeye düşmeyeceklerini bildiklerinden hatadan korkmazlar..." 

Kitab-ül Hiyel

Perşembe, Aralık 30, 2010


İhsan Oktay Anar'ın dilini sevenlere yönelik, çok tatı bir roman.
Okumayan neden tatlı dediğimi anlamaz tabii:)
Yazarın ikinici kitabı niteliğinde olan bu kitabının konusuna gelirsek, kısaca 19. yüzyılda yaşamış 3 mucitin serüvenleridir.
Kitap bilmediğimiz bir çok kelimeyle bizi sarhoş ettiği gibi, sevimli anlatımıyla yer yer güldürmüş yer yer meraklandırmış ama ille kendini okutmuştur.
Bazen konuyu takip etmekte zorlanıp, tekrar etmeniz gerekebilir ama tekrar ettiğinizde de olayın ilk anladığınız şekilde zuhur ettiğini idrak etmeniz uzun sürmez.

İhsan Oktay Anar'ın kitapları için yetişkinlere masallar demek geliyor içimden:)
Hatta dedim bile.
Özetle sevenin çok seveceği,
Sevmeyenin bu kitabın nesi bu kadar seviliyor diye şaşıracağı,
Ama benim "Puslu Kıtalar Atlası" kadar olmasa da sevdiğim,
İnce olmasına karşın çokda kısa sürede bitmeyecek bir kitap..

Daha da özetle tavsiye ederim :)