Baş Kitabımız

Baş Kitabımız

Dostlarımız

Dostlarımız

Kütüphanemiz

Kütüphanemiz

Kitaplarımız

Kitaplarımız

Bin Muhteşem güneş- Khaled Hosseini

Çarşamba, Ocak 05, 2011

Başlıca Karakterler :
Leyla, Meryem, Celil,Raşit,Tarık,Nana,Azize,Zalay
Karakter Tahlili:
Leyla; Kabil’de doğmuş, ailesi arasındaki silik karakterine rağmen özgüveni ve öngörüsüyle farklılığının farkında.
Meryem; yasak bir ilişkiden doğmuş, hayatı boyunca kaderin ona kederle baktığının farkına varmış, Taliban yıllarında infaz edilmiştir.
Celil; Meryem’in onu pek de kabullenmeyen ama sonrasında pişmanlık duyan babası.
Raşit; Leyla ve Meryem’in insanımsı kocası.
Tarık; Leyla’nın çocukluğunu geçirdiği, âşık olduğu ve ömrünün nihayetinde buluştuğu aşkı.
Nana; Meryem'in annesi.
Azize; Leyla ve Tarık’ın kızı.
Zalay; Leyla ve Raşit’in oğlu.
Özet :
Kitap başta iki karakteri ayrı ayrı ele almış. Aynı yoldan gidecek olursam; Meryem yasak bir ilişkiden meydana gelmiş bir çocuk. Onbeş yaşına kadar toplumdan uzak bir yerde annesi Nana ile birlikte tek göz bir kulübede büyümüştür. Annesinin babası Celil hakkındaki tüm uyarılarına rağmen o babasına inanmayı yeğlemiş ve bir gün onun yanına,evine gitmiştir. Babası onu eve kabul etmez. Nihayetinde kendisi şehrin hatırı sayılır zengin zümresinden,üç hanımı ve dokuz çocuğu olan itibarlı biridir. Ve Meryem onun hayatında abestir. Eve gitmeye zorlanan Meryem dönüş yolunda annesinin cesediyle karşılaşır. İntihar etmiştir. Babasının yanına mecburi bir taşınma gerçekleşir. Kısa bir dönmeden sonra kendisinden bir hayli büyük Raşit ile evlenmeye zorlanır. Direnemez ve kabul eder. Böylece Kabil’e taşınır. Yıllar geçmesine rağmen Raşit’e bir çocuk veremez. Günler hakaret ve kaba kuvvet ve ülkenin içinde bulunduğu iç savaş eşliğinde süre gider. Ta ki komşu evdeki patlamanın olduğu güne kadar.
Leyla Kabil’de öğretmen bir babanın kızıdır. İki abisi yıllardır savaş saflarındadır. Annesinin ağabeylerine bağlılığı onu babasına yakınlaştırmıştır. Ölümleriyle annesi kendini çok daha fazla içine kapatmıştır.Özgün düşünceli bir ailede büyümüştür. Komşuları olan Tarık la beraber geçirdikleri çocukluğun peşi sıra gençlik yıllarında birbirlerine âşık olurlar. Savaş neticesinde Tarık ülkeden gitmeyi planlar. Leylayı da yanında götürmek ister ama Leyla kabul etmez.  Tarık’ın gidişinden bir ay gibi kısa bir süre sonra onlar da taşınmaya karar verirler. Eşyaların taşınması esnasında eve isabet eden roket ile anne ve babasını kaybeder. Onu kurtaran komşuları Raşit olmuştur.
Leyla iyileşme sürecinden sonra Raşit evde kalmasını kendisiyle evlenmesiyle ancak kabul edeceğini belirtir. Leyla geçmişinden kalan tek parçayı karnında taşıdığı için bunu kabul eder. Ve Meryem’e kuma olarak hayatına devam eder. İlk yılın sonlarında Tarık ile olan ilişkisini tahmin eden Raşit bir adamla anlaşıp ona Tarık’ın öldüğünü anlatmasını ister ve Leyla Tarık’ın öldüğünü kabullenir. Kızı Azize’nin doğumuyla Raşit’in el üstünde tuttuğu Leyla birden gözden düşer. Hakaret ve dayaklara aynı şekilde Meryem ile aynı şekilde maruz kalır. Meryem ile arasında soğuk rüzgârlar yine böyle bir dayak öncesi birbirlerini korurken dindirilmişti. Birkaç yıl sonra Raşit'in istediği olur ve oğlu dünyaya gelir. Raşitten bunalan eşleri ülkeden kaçmayı planlarlar ama Talibanın getirdiği sıkı rejim sayesinde yakalanıp eve geri getirilirler. Bu işlerin daha da kötüleşmesine neden olur.
Raşitin iflasıyla Azizeye bakamayacak durumda olan Leyla istemeden de olsa kızını yetimhaneye verir. Ama kendisini hergün ziyarete gider.  Bu ziyaretlerden birinden dönerken birden hiç beklenmeyen bir şey olur ve Tarık’ı evin kapısının önünde bekler bulur. Onu eve alıp konuşur durumdan hazetmeyen oğlu akşam yemeğinde babasına söylediği ilk cümle buna dair olur. Peşisıra kopan kıyamet neticesinde iş öyle bir raddeye gelmiştir ki Meryem Raşit’i öldürür.
Bu bir fırsattır. Meryem suçu üstüne alır. Ve ölüm cezasına tabii tutulur. Leyla Tarık ile birlikte Pakistan’a gider. Savaşın bitişiyle birkaç yıl sonra kopamadığı kente,Kabil’e geri döner. Leyla hayatına Tarık ve çocuklarıyla ve tabii ki kalbinin hep bir yerlerinde olan Meryem ile devam eder.
Sonuç :
“Bu kentin ne çatılarını ışıldatan ayları sayabilirsin,
Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.”
Böylesine bir şehrin, Kabil’in çatısı altında yaşanan kalbi kırık bir hece.


12 Kelam Edilmiş...:

вєуαz ℓαℓє dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
вєуαz ℓαℓє dedi ki...

вєуαz ℓαℓє dedi ki...

Emeğinize sağlık,okuduğumda beni şoklara sokan ,yorumsuz bırakan ,tamamen kurgudur inş diye dua ettiren bir kitap,
size neler hissettirdi,yazarsanız sevinirim..selam ve dua ile..

5 Ocak 2011 13:29
Ağustos Böceki dedi ki...

hayal eseri bir kitap muhakkak ama insanoğlundan hiç beklenmeyecek hareketlerde değil hani anlatılanlar. pembe gözlüklerimle bakmayı pek beceremem ben. birebir hali olmasa da benzerleri yaşanmıştır muhakkak.

5 Ocak 2011 16:22
Biizn-i Hüda dedi ki...

Khaled Hosseini ''uçurtma avcısı'' kitabında yakaladığı başarıyı '' bin muhteşem güneş'' ile zirveye taşımıştır. kitabı bitirip kapağını kapattığınızda sizde uyandırgını duygularda bitmiyor sizinle yaşamaya devam ediyor.

25 Ocak 2011 21:20
wu dedi ki...

Sanırım K.hosseini'nin Türkiyede yayımlanmış yalnız 2 kitabı mevcut,
Uçurtma Avcısı
Bin Muhteşem Güneş

Kitaptan aylar sonra bile hala acısını hissedebildiğim nadir öykülerden.

Yeni şeyler yazmalı..

23 Şubat 2011 11:57
KeLebeBek dedi ki...

offf hayatımı sorgulatan kitaplar ucurtma avcısı ve bin muhtesem günes. o acı hıkayelerın hepsını okurken yasatmayı basardı Khaled Hosseini. baska kıtapları da cıksın ıstıorum.

http://kelebebek.blogspot.com/

13 Temmuz 2011 10:44
körtopal dilsiz dedi ki...

Açık konuşmak gerekirse Uçurtma Avcısından aldığım lezzeti bu kitaptan alamadım.Uçurtma avcısı gayet güzel ve akıcıydı.Bu kitabı ben bir ay gibi bir sürede bitirdim belkide bu şekilde soğuttuğumdan sıkıcı geldi.Ama akıcı olduğunu düşünmediğim için bir aya yayarak okudum.

http://sirrikadim.blogspot.com/

10 Haziran 2012 22:51
yüksel kulak dedi ki...

çok güzel bir anlatım ve hikaye.anneliği çok güzel anlatmış.ve cahilliğin en kötü yüzü.belkide daha ağırları yaşanıyor şu anda bile.afyon u ilaçsızlıktan içen insanlar bağımlı oluyorlar.çocuklar kadınlar ihtiyarlar.çocuk yaşdaki kızlar ihtiyar adamlara satılıyor.taliban gittikçe güçleniyor.veziristandaki silah fabrikaları ,uyuşturucu baronları para kazansın diye hayatlar heba oluyor,çaresizliği sonuna kadar yaşadım.ve hikayadeki herkese acıdım.ve bize en çok oraya hiç bir şey yapamayan bize acıdım.

27 Ekim 2012 15:05
merve atalar dedi ki...

şahane bir kitap en başta okurken biraz sıkıldım ama kahramanların hayatları birleştikten sonra muhteşem bir şey ortaya çıkmış çok severek okudum

25 Haziran 2013 19:59
Adsız dedi ki...

3gun oldu okuyali hala etkisindeyim cok guzel bir kitapti cok begendim.

26 Temmuz 2013 21:43
reyhan demir dedi ki...

açıkçası kitap okumayı pek sevdiğim söylenemez her başladığım kitabı yarım bırakan bir insanım ilk defa bu kadar zevkle bir kitap okudum. muhteşemdi. sen çok başarılı bir yazarsın adeta kendimi kitabın içinde hissettim en kısa zamanda uçurtma avcısı da okuyacağım. yazarlıgı sakın bırakma! sen bana okumayı sevdiren adamsın...emeğine sağlık başarılar

25 Kasım 2013 22:02
Adsız dedi ki...

Okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi ve bence Bin Muhteşem Güneş Khaled Hosseininin en başarılı kitabı.Uçurtma avcısından daha gerçekçi ve Leyla ile Meryem arasında anlatımında geçişlerdeki kafa karışıklığına yenilmeyip okumaya devam edilirse gayet akıcı bir kitap.

17 Ocak 2014 04:47

Yorum Gönder

Bir katkıya 'HAYIR' demeyiz... :)