Baş Kitabımız

Baş Kitabımız

Dostlarımız

Dostlarımız

Kütüphanemiz

Kütüphanemiz

Kitaplarımız

Kitaplarımız

Kelebek - Henri Charriere

Pazartesi, Haziran 13, 2011

Muhteşemdi!

İddialı bir giriş oldu değil mi? Gerçekten muhteşemdi. Kitap yorumlarında ''gerçek bir başyapıt'' diye yazarlar ya. Bence bu kitap için o üç kelimeye bile gerek yok. Sadece ''başyapıt'' yazsanız yeterli.

Kelebek, rahmetli eniştemin kitaplığından. 1970 basım. Aile büyüklerinin hemen hepsi bu kitabı okumuş. Babam, tam beş kere! Filmini de anlata anlata bitiremiyorlar.

Bir insan hiç mi umudunu yitirmez? Hiç mi vazgeçmez? Adalet en nihayetinde yerini buluyor mu demeliyim yoksa insan isteyince her şeyi mümkün kılar mı demeliyim bilemiyorum.


Henri, işlemediği bir cinayetten kürek cezasına çarptırılıyor, yıllarca hücrede kalıyor, bir şekilde kurtuluyor, kaçıyor, yakalanıyor, yine kaçıyor. Artık sayamıyorsunuz ne kadar kaçmaya çalıştığını. Ve anlamıyorsunuz bir insanın bunları yaşadıktan sonra akıl sağlığını nasıl kaybetmediğini. Aslında cevabı basit. İnanç! Sabır!


Kitapla vedalaşmam bir hayli zor oldu. Hem okuma süresi uzun sürdüğünden hem de sahibi eniştem olduğundan. Kitaplığa bıraktım ama ikide bir gidip sayfalarını karıştırdım. Ve kitaplıktaki diğer kitapları her zamanki gibi sıkılmadan inceledim. Neyse.. Vakit, yeni kitaplara, yeni yazarlara ve yeni karakterlere yol alma vaktidir. Ama Kelebek hayatım boyunca unutamayacağım kitaplar arasında üst sıralarda yerini aldı.


Önsözde;
''... bir sayfanın sonunda tuvalete gittiğini yazmaktaysa sayfayı çevirmek zorunda kalıyorsunuz. Tuvalete giden o değil, sizsiniz.''
yazıyor.Henri kaçmaya çalışırken ne hale geldiğimi düşünün artık. 

Bir paragraf vardı ki;

Hiç bir dinsel eğitimden geçmemek, hristiyan dininin elif besini, İsa'nın babasının kimliğini, Meryem Ana'nın gerçek kişiliğimi, babasının dülger mi yoksa deveci mi olduğunu bilmemek. Bütün bu cehalet tabakası, gerçekten arandığında Tanrı'ya rastlamayı engellemiyor. Rüzgarda, güneşte, denizde, ormanda, yıldızlarda, insanoğlunun beslenmesi için sağa sola bol bol serpiştirdiği balıklarda onu bulmak mümkün.

Çok doğru değil mi?










Arka Kapak:
"KELEBEK" Henri Charriere, işlemediği bir cinayetten müebbet kürek cezasına çarptırıldığında, yargıtaya bile başvurmayacak kadar umutsuz, toplumun gözden çıkardığı bir süprüntüydü. Uğradığı haksızlığın bilediği bir hınçla çok az insanın sağ kalmayı başardığı kürek cehenneminden kaçıp kurtulabilmek için aralıksız on üç yıl sürecek korkunç kaçma - yakalanma - yeniden kaçma mücadelesine atıldığında kıçında gizlediği bir tüp içindeki bin altı yüz franktan başka hiçbir şeyi yoktu. Bugün dünyanın en çok okunan, en sevilen yazarlarından biri.

5 Kelam Edilmiş...:

Eren dedi ki...

Yorumunuzla ben de kitabı okuma isteği uyandırdınız:)

21 Haziran 2011 14:48
Kitap Delisi Gizem dedi ki...

teşekkürler :)

22 Haziran 2011 16:41
Adsız dedi ki...

Okuduğum en güzel kitap diyebilirim. Hiçbir şey imkansız değildirin yaşanmış bir örneğidir. Okyanusun ortasındaki bir adadan yılmadan kaçış planları, hayata tutunma çabaları ve mücadele başarısıdır. İstedikten ve inandıktan sonra insanoğlunun yapamayacağı şey yok. Bu kitabı sahaflarda bulabilirsiniz, alma şansınız olursa da kesinlikle kütüphanenizin en değerliler köşesinde saklamalısınız.

19 Şubat 2013 15:10
Adsız dedi ki...

SÜPER DİYEBİLECEGİMİZ BİR KİTAP OKUDUĞUM EN İYİ KİTAPLARDAN BİRİ

24 Mart 2013 00:16
Adsız dedi ki...

Özgürlüğün ne kadar önemli olduğnu her yeni sayfaya geçtiğnizde anlayacaksınız bu kitabı bitirmem uzun sürdü ama iyi ki de bitirmişim diyorum şimdi sokakta özgürce yürümenin bile nasıl büyük bir nimet olduğnu çok iyi anlıyorum kesinlikle tavsiye ederim :)

21 Mayıs 2015 21:51

Yorum Gönder

Bir katkıya 'HAYIR' demeyiz... :)